Ağlamak istiyorum. Hüngür hüngür. Sarsıla sarsıla. Bağıra bağıra. Sinmişliğimize. Susmuşluğumuza. Biliyorum, çare olmayacak. İçimden yükselen öfke hiçbir yarayı sağaltmayacak. Hiçbir derde merhem olmayacak. Sesimi duyuramayacağım. Kulaklarını kapattı sandıklarımın sağır, sustu sandıklarımın dilsiz olduklarını anlayacağım. Gökten bir ceza olarak yanımıza konulduklarını. Biz de duymayalım, konuşmayalım, biz de haykırmayalım diye orada durduklarını.
Yumruğumu yükseltmek istiyorum. Elime bir taş, bir sapan, bir kitap. Şair değilim ama neyim varsa fırlatmak istiyorum. Çok şeyim var. Hiçbir şeyim yok. Elimde bir kalem. Bir kağıt. Yazamıyorum.
Bağır
bağır
bağırıyorum.
Duymuyorlar.
Bir alev. Bir infilak. Bir istişhad. İmdat! İçimde kalan bir cihad. Dışıma çıkamıyor. Yalnız kursağıma kadar. Yükseliyor, yükseliyor. Yüksel! Kalma orada. Çık biraz. Biraz daha. Bir sis bulutu ol ve çök zalimin can damarına. Ört gözlerini. Set ol. Arkalarından, önlerinden. Kül ol. Dol ağızlarına, tüm mafsallarına.
Ağlıyorum. İçli içli. Sessiz sessiz. Hem mağlup hem mahcup. Yirmi üç yaşındayım. Hala yaşıyorum. Orada yirmi üç dakikalık bebekler ölüyor. Annesinin karnında ceninler ölüyor. Ben, yirmi üç yaşındayım. Neden yaşıyorum? Burada insanlar neden yaşıyorlar? Neler veriyorlar evlerini imar etmek için, ölüp giden koca şehre aldırmıyorlar. Gidiyorlar, geliyorlar, vitrinlere bakıyorlar. Şu vitrinler bakmalık değil artık, parçalanmalık! Anlatamıyorum.
Ben bu öfkeyi, ben bu acıyı, ben bunu yazamıyorum. Yazmak istiyorum ama yazamıyorum. Ben bunu yazmazsam, bağırmazsam. Konuşmazsam. Her mecliste, her caddede, her sokakta. Haykırmazsam. Benim dilim, benim elim, benim şu kursağımdaki keskin nefretim. Bir taş olmaz, bir yangın olmaz, çökmezse zalimin bağrına. Vurmazsa onların parmak uçlarına.
Ağlamak istiyorum. Dertli dertli. Hıçkıra hıçkıra. Duyulsun diye. Duy diye. Bir yaraya merhem olmayacaksa da halimi bil diye. Bil ki ben bu savaşın hem mağlubu hem mahcubuyum. Sense Hayy ve Layemut'sun.
Yorumlar
Yorum Gönder