"Görünmeden gören bu kadın sömürgeciyi çılgına çevirir."
Dün, Müslüman kadınlar tarafından düşünülmüş bir projeye rastladım. Projenin adı "Baştan Konuşalım." Anladığım kadarıyla Müslüman kadınların örtüyle olan münasebetini ve örtünün toplumda bulmaya çalıştığı yeri konuşmayı hedefliyor. Sözü de direkt olarak örtü teklifini kabul etmiş kadınlara bırakıyor. O ya da bu sebepten örtü teklifinin Müslüman kadınları zorlamaya ve bazılarımızın bunu kaldıramamaya başladığı dönemde, hakikaten mubarek bir işe girişmişler. Örtüyü kaldıramayan bazılarımızın o kadar da çok olmadığını, hala örtü teklifini seve seve yanında taşıyan kadınların fazlalığını görmek umuyorum ki bu konuda soru işaretleri olan kız kardeşlerimize iyi gelecektir. Şimdi kendi örtü tecrübeme, onun benim için ne anlam ifade ettiğine gelmek istiyorum.
Birkaç gün önce bir hocamla sohbet ederken bana, özellikle peçemi kastederek neden örtündüğümü sordu. Ona hiç düşünmeden "hür tanınmak için," diye cevap verdim. Verdiğim cevap, örtü emrinin geldiği Ahzab suresi 59. ayete dayanıyordu. Ayet, örtünme emrinin gerekçesini "tanınmak ve inicitilmemek" olarak açıklıyor. Müslüman, namuslu ve hür bir kadın olarak tanınmak. Bu vesileyle Müslüman kadını dokunulmaz kılmak. Yani ben örtündüğüm zaman karşıma çıkan insana ağzımı bile açmadan diyorum ki: "Benim onurumu zedeleyemezsin, bana hiçbir şekilde eziyet edemezsin, incinmemem için çaba sarf etmek zorundasın çünkü ben namuslu, hür ve müslüman bir kadınım."
Örtünün türlü türlü şekli var, asgarisini bahsi geçen Ahzab suresi 59 ve Nur suresi 31. ayetler açıklamış. Ben, yüzümü örttüğüm ve genelde koyu renkler giydiğim şeklini tercih ettim. Burada da yine "tanınmak" gayesiyle hareket ediyorum. Diyelim ki karşılaştığım insan için örtü, hür tanınmam yönünde bir anlam ifade etmiyor, o halde Müslüman ve bundan son derece memnun bir kadın olduğum yönünde bir anlamı olsun. Henüz diyaloga girmeden sınırlarımı bilsin, bu sınırları aşmaya cüret edemesin istiyorum. Ya da karşılaştığım kapitalistin benden umudu olmasın. Bilsin ki bu kadını düzenini devam ettirmek için kullanamayacak. Aklını çelmeye çalıştığı kadın onun ya da bunun değil, Rabbinin yönlendirmesine göre hareket edecek. Belki başkasına çirkin ve soğuk gelen kıyafeti içinde dünyanın en güzel kadını gibi hissedecek. Ne zaman kapitalistin düzenine uymadığında aykırı göründüğünü, topluma uymadığını ya da istediği yerlerde yer bulamayacağını düşünse aklına çift kuşak sahibi kadın gelecek. Kendi değerleri, gayeleri uğruna toplumun kabullerini aşabilecek. Sevdiğine götürdüğü yemeğin ağzını bağlamak için modernitenin ya da el alem ne der'in kuşağını feda edecek. O kuşağını feda edince Allah belki onu da Rasulünün dilinden ödüllendirecek ve ona çift kuşaklı diyecek.
Örtü tecrübemi anlatırken toplum tarafından sadece maksat oymuş gibi kabul edilen "karşı cinsi tahrik" meselesine hiç değinmedim. Evet, örtüm güzelliğimi muhafaza ederek herhangi incitici bir bakış, söz ya da davranıştan da beni koruyor ama örtüyle ilişkimin hiçbir aşamasında bunu ana amaç olarak görmedim. Rabbimin emretmiş olması, emrederken "incinmemen için..." gibi olabilecek en müşfik ifadeyi kullanması bana hep yetti. Teşekkür ederim Rabbim. Beni emirlerini okuyabilen, Sana itaat edebilen ve bununla içi huzur dolan Müslüman bir kadın olarak yarattın. Sen bana yolumu göstermeseydin kaybolurdum. Örtüm konusunda tereddüte düştüğüm, onu kaldırmakta zorlandığım zamanlar için de bağışla. Çünkü Sen de bana örtüyü emrettikten hemen sonra çok bağışlayan, çok esirgeyen olduğunu söyledin.
Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına söyle, bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. Bu, onların tanınıp incitilmemelerine de daha uygundur. Şüphesiz Allah çok bağışlayacı, çok merhamet edicidir. (Ahzab suresi 59. ayet)
🌷
YanıtlaSil"Teşekkür ederim Rabbim" 🌿
YanıtlaSil