rahman suresi tekrarlanan ayet

geçen sene manevi anlamda epey sıkışmışken bir psikoterapi merkezini arayıp yardım istedim. o zamana kadar pek ihtiyacım olmamıştı. ne yapmam gerektiğini hep bilirdim çünkü. o an canımı yakan şeyi neden yaşadığımı, bundan nasıl kurtulacağımı. elimi açar allah'la konuşur, çözerdim. zaten o'nun benden ne istediğinin şuurundaydım -ne büyük iddia!- ve bunu hatırlamak için yapmam gereken tek şey sesli düşünmek olurdu. ama o dönem bunu başaramadım. çünkü o'nun rızası için yaptığımı zannettiğim işlerde dahi bir boşunalık hissetmeye başlamıştım. neyi neden, ne rızası için yaptığım konusundaki kabullerim epey sarsılmıştı. kendileriyle allah'ı hatırladığım dostlarımdan da biraz uzak kalmıştım doğrusu. zaman zaman gelen kabz hallerimden birinde olduğumu zannediyor olabilirlerdi. belki de durumun farkında bile değillerdi, kim bilir. belki de allah'tan uzak düşmüş ve sonucunda dostlarından da uzak kalmakla cezalandırılmıştım, bu da olabilir. işte tam da bu dönem psikoterapi merkezini aradım ve bana uzun süre -yaklaşık bir yıl kadar- dönmediler. bu bir yılın sonunda talebimin devam edip etmediğini sormak için aradıklarında gayriihtiyari gülümsedim. talebim devam etmiyordu. talebim devam etmiyor kardeşim çünkü o süre zarfında öldüm? yani ölmüş olabilirdim abi mesela ya inançsız biri olsaydım ve?.. 

telefonu kapattıktan sonra uzun bir süre terapiye neden ihtiyacımın kalmadığını düşündüm. kafayı sıyıracaktın kardeşim bir yılda ne değişti? neler değişmedi ki. daha kötülerini de yaşadın ama allah'ın yanıbaşında olduğunu hatırladın. en rezil anında bile o yanında, o görüyor. teselli ya da ıslah mercii o. neyi ne için yaptığını ama aslında neyi arzuladığını senden iyi biliyor. allah'ım burada bu halde canımı alma dediğin hallerinden seni sağ kurtardı. allah'ım artık canımı al dediğin hallerinden de. -şaka yapıyorum. pek canımı al demedim çünkü yaşamanın âşığıyım. her şeye rağmen. gencim ve tüm telaşın içinde aldığım derin bir nefesin tadının farkındayım. farkında olmak ne büyük devlet. çok yoruldum ama şuradaki serinlik ne güzeldir şimdi. beni bu kadar nefessiz koşturdu diye şu yol kenarındaki meşe gölgesini yok mu sayacağım? cânımız efendimiz de taif'te taşlanmıştı ama yaslandığı hurma ağacını, ninovalı kardeşin ikram ettiği üzümü hiç de yabana atmamıştı. işte böyle tüm acıların ortasına küçük küçük güzellikler kondurulmuştu ve nebimiz hiçbirini inkâr etmemişti. ya rabbi, sen bir oyun tasarladın ve her seviyesine ayrı lezzet koydun. rahman suresinde sürekli tekrarladığın gibi bu oyunda da nimetlerini sürekli tekrarladın. çocukluk gamsız bir neşe, gençlik kan revan içinde bir delilik. ihtiyarlıkta kim bilir ne türlü sükûnet gizledin. sanki rahman sûresini hayatımda sürekli tekrarlanan bir ayet kıldın ve ben dönüp dolaşıp senin rahmetini hatırladım. nasıl inkâr edeyim? bunca lutfa nasıl nankörlükle cevap vereyim?

güzelliğin karşılığı güzellikten başka mıdır? o halde rabbinizin hangi nimetini yalanlayabilirsiniz? | rahman suremiz, 60-61. ayet-i kerimeler 

Yorumlar

Yorum Gönder