dağlar, sizin kadar hür olmaktır hayalim

-az sonra okuyacağınız yazı, yaklaşık bir hafta kadar yazılıp silinmiş yazılıp silinmiş; işin nihayetinde artık irin taşınamayacak hâle gelince yayınlanmıştır. şifa olması umuduyla-
bu yazıyı yazabilmek, varmak istediğim sonuca birden değil, usul usul gelmeyi becerebilmek için çok çabaladım. ama başaramadım. -alper gencer de "bu şiiri yazmak için söküp attım pansumanı yaramdan" derken böyle bir haldeydi sanırım ama ben alper gencer değilim- o sebepten, sözü oyalamadan sadede gelmek istiyorum: 
ben dağları kıskanıyorum. 
sözün başında, en başında yaraldılmışlara bir teklif sunuldu. dağlar, o muhkem ve sabit kazıklar, korkup çekildi. bu teklifin mükellefi olmaya gönüllü olmadılar, razı gelmediler. aynı teklif sonra insana sunuldu. cevabı biliyorsunuz: buradayız. 
buraya geldik. buraya, yani iki ayağımızla vardığımız her yerin hesabını vermek zorunda olduğumuz yere. iki ayağımızın hesabını veremediğimiz yerde, iki kanadımız olsun da istediğimiz yere kanat çırpabilelim diye türküler söyledik. istediğimiz yere uçalım, konmayalım istedik. ben istemedim! meryem annem makamında, naz makamında değilim belki ama ben de bundan önce unutulup gitmeyi istedim. unutulmayı ya da bir dağ olmayı. iki kanadım olsun da uçayım değil, hiç değilse yeryüzünü sabit tutmak için çakılmış -belki de hayretten donakalmış, kim bilir- bir dağ olmak istedim. ama değilim. orada cahillik ve zalimliğimle kabul ettiğim bu emaneti, burada güçsüzlük ve tenhalığımla üstlenemedim. 
şimdi; üzerine konuşmak istediğim, bana dağlar kadar hür olsaydım hasretini hissettiren o ayetin sonrasıyla ferahlıyorum. "dağlar kadar hür değilim ama dağlar kadar yalnız da değil" neşesini bahşeden ayetle seviniyorum. ben teklifi O'nu sevdiğim için kabul ettim, zalimsem de cahilsem de O'nu sevdiğim için. O da beni sevdiği için teklif etti. olanca cahilliğimi, olanca zalimliğimi bağışlamaya, esirgemeye bahanesi olsun diye... 
şimdi dağlar kıskansın beni. şimdi dağlar bu esirgenmeye, bağışlanmaya, bu muhabbete mazhar olamadıkları için, onlar kıskansın beni. 

"biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik, ama onlar bunu yüklenmek istemediler, ondan korktular ve onu insan yüklendi. kuşkusuz insan çok zalim, çok cahildir. 
böyle yaptık ki Allah, münafık erkekleri ve münafık kadınları, müşrik erkekleri ve müşrik kadınları cezalandırsın, mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların da tevbelerini kabul buyursun. Allah çok bağışlayıcı, ziyadesiyle esirgeyicidir." 
| ahzâb suremiz, 72 ve 73. âyet-i kerimeler. 

Yorumlar

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. 🌷
    böyle yazılar yazmaya devam edersen dağlar güzelliğinden çatlayacaklar :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder